Kadınların Günümüzde Psikolojik Bozuklukları

Sadece kadınlara özgü birçok psikolojik sıkıntı bulunmaktadır. Kadın olmanın verdiği güzelliklerin yanında birçok sorumluluğa sahip olmanın yaşattığı psikolojik bunalımlar çok olağandır.

Aybaşı Kanamaları

Ergenlik döneminden başlayarak, kadınların doğurganlığı devam ettiği sürece, her ay yaşadıkları psikolojik zorluk sürecidir. Sadece kadınlara özgün psikolojik bozukluklardandır. Kadınların aybaşı dönemlerinde hormonların etkisiyle, aşırı yorgun olmaları, aşırını sinirli ve gergin olmaları, duygusal veya mutsuz olmaları, normaldir. Özellikle o dönemde oluşan kilo alma, eklem ağrısı, göğüs hassasiyeti, şişkinlik gibi etkenler gibi kadınları ve çevrelerini olumsuz etkileyen faktörlerdendir. Sürekli devam eden bir süreç değildir, sadece ayın belli bir kaç günü sürer, aybaşı gelmesi ile bir kaç gün içinde problemler ortadan kalkar. Bazı kadınlar bunu aile ve çevrelerine yansıtırken, bazı kadınlar bu dönemleri daha hafif atlatır.

Kadınların Cinsel Sorunları

Kadınların cinsellik konusunda erkeklere nazaran daha az istekli ve daha az keyif alan bir yapıya sahip oldukları herkes tarafından bilinen bir gerçektir. Kadının cinsel birleşimden yeterli zevki alamaması, cinsel birliktelikten korkması, cinsel isteksizlik nedeni ile birlikte olmak istememesi gibi durumlar görülebilir. Bu ve benzeri durumlar kadınlar yetiştirilirken ailede başlayan, ilerleyen dönemlerde toplum baskısının kadın zihninde ve beyninde yarattığı psikolojik bozukluk durumlarındandır.

Hamilelik Döneminde Görülen Psikolojik Sıkıntılar

Sadece kadınlara özgü olan bir diğer olay ise hamile kalabilmek, hamilelik dönemi yaşamak, düşünülenin aksine her ne kadar dışarıdan hamilelik kutsal ve yüce bir mertebe gibi görünse de bebek taşıyan anne için hem mutluluk hem acı dolu bir serüvendir. Nereden bakılsa bir yıl gibi bir süre, karnında ağırlıkla rahat oturup kalkmadan, birçok işini yapamadan son dönemde ağrı sızı, bedende yırtılma, bel ağrısı tansiyon, mide bulantısı, baş dönmesi gibi birçok kadınsal problem yaratan hamilelik dönemi, doğumla sonuçlanacaktır. Birçok anne adayının en çok korktuğu kısım olan doğum kısmı, normal olabilir, sezaryen olabilir. Bebek sağlıklıda doğabilir, doğumda bir komplikasyonda oluşabilir, anne adayının üzerinde yaratılan baskı ve stres dönemidir. Alınan aşırı kilo hormonların ve annelik içgüdüsünün verdiği yoğum duygu seli, o sırada yaşanan en ufak olumsuzluklar, kadınları büyük bir depresyonun ve karamsarlığın içine itebilir. Genellikle doğum sonrası loğusa depresyonu olarak kendini belli eder.

No Comments Yet

Leave a Reply

Your email address will not be published.